Dikkat; duygularla düşünceyi bir nokta üzerinde toplama, uyanıklık hali olarak tanımlanmaktadır ve öğrenmenin en önemli unsurlarındandır. Eğitimde dikkat, algılama ve anlamlandırma sürecidir. ‘Dikkat dağınıklığı’ bebeklikten başlayabilen ve erişkinlikte de görülebilen bir sorundur. Dikkat dağınıklığı, çocuğun zekasıyla doğrudan ilişkili değildir. Zekâsı normal ya da üstün olduğu halde, dikkati dağınık olduğu için kendini derse veremeyen birçok çocuk ve genç başarısız olabilmektedir.
Dikkat dağınıklığı çocuğun hem okul başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkilemektedir. Bu da kendisini yetersiz, değersiz ve başarısız hissetmesine, yaşadığı olumsuz duyguları ifade etmekte güçlük çektiği içinde, saldırgan ve öfkeli davranışlar sergilemesine yol açar.
Dikkat dağınıklığının belirtileri; Sık sık bir oyundan diğerine geçerler. Belirli bir şeyle çok kısa süre ilgilenebilirler. Sakardırlar, sık sık yaralanabilirler. Faaliyetleri sürdüremez, yarım bırakırlar. Dersi dikkatle dinleyemezler, etrafı ile daha çok ilgilenirler. Ev ödevlerini almayı unuturlar ya da eksik alırlar. Eşyalarını tam olarak getirmezler, kaybederler. Dağınıklıkları vardır, defter vb. gereçlerinin düzenleri bozuktur. Gelişim düzeyi içinde geç olgunlaşırlar. Öğretmenlerle ilişkilerinde sorunlar yaşarlar. Karşılık veren, saygısız, ilgisiz bir öğrenci olabilirler. Zekâlarına uygun hayat başarısı gösteremezler. Algıladıklarını örgütlemede, organize etmede mesela okuduklarını anlamlandırmada güçlük çekerler. (“p, b, d” harflerini çoğu kez karıştırırlar). İyi arkadaş ilişkileri kurmada zorlanırlar.
Bu özelliklerin bulunduğu her çocukta dikkat dağınıklığı olduğu düşünülmemelidir. Dikkat
dağınıklığının tedavi sürecinde özel eğitim programlarının uygulanması gerekebilir. Olumsuz davranışların düzeltilmesi ve yerine olumlu davranışların konulması için çeşitli destekleyici ve davranışçı tedavi teknikleri uygulanabilir. Aile terapisi önerilebilir. Dikkat dağınıklığının çok yüksek olduğu durumlarda hekim kontrolünde ilaç tedavisi de söz konusu olabilir.