Nasılsın?
Yazar : Yeliz ŞEN


Nasılsın?

Şu anda sormanı istiyorum kendine nasıl olduğunu? İçinde hangi duygular var, nelerden kaçıyorsun, neleri kucaklayıp neleri dışlıyorsun? Kararsızlığın sana ne zamandır ağır geliyor, özlemin nerelere kadar uzanıyor? İncinmişliğin kimlere, sevgin seni nasıl sarıyor? Hayallerin seni nerelere taşıyor? İçinde bu kadar şey olurken sen ne yapıyorsun, bu duyguları ne kadar fark ediyorsun? Ya da fark ediyor musun? Hadi söyle; Nasılsın?

Gün içinde sık sık duyarız bu soruyu ve bir şekilde cevap veririz. Peki, kendimize hiç soruyor muyuz nasılım diye?

Sormalıyız. Nasıl olduğumuzun farkında olmamız pek çok şeyi değiştirebilecek güce sahip çünkü. Duygularımızın, ihtiyaçlarımızın farkında olmadığımız zaman uzaklaşıyoruz kendimizden, nasıl olduğumuzu fark etmedikçe kayıp hissediyoruz, yüreğimizle aramızdaki mesafe artıyor ve bambaşka hatta hiç tanımadığımız bir insan olabiliyoruz.

Bu süreçte iç sıkıntımız daha da artıyor, artık kendimizden çok uzaklarda olduğumuz için ne istediğimizi de bilemez oluyoruz. Etrafa bağırıp çağırmaya, insanları kırmaya başlıyoruz. Boşluğu hiç kimse ve hiçbir şey dolduramıyor hatta olmasını istediğimiz şey olduğunda bile öfke, eksiklik duygusu bitmiyor. Ve haklı da oluyoruz çünkü kendimizden uzaklaştığımız zaman her şey eksik geliyor.

Tamamlayacak şey ise kendimize geri dönüp ne hissettiğimize, o an ihtiyacımızın tam olarak ne olduğuna bakmak. Kendimizi anlamak, görmek, dokunmak.

Düşünün bir; o gün her şey kötü gidiyor, hiçbir şey istediğiniz gibi değil. Yorgunsunuz, güne başlamak istemiyorsunuz, giydiğiniz hiçbir şey istediğiniz gibi durmuyor, trafik berbat, söylenerek işe gidiyorsunuz, o da ne bir de bakıyorsunuz ki geç kalmışsınız. İşyerindeki arkadaşlarınız sizi merak edip nasıl olduğunuzu soruyorlar ama buna da sinirleniyorsunuz. İçinizden “Sanki çok umurlarında benim nasıl olduğum” diye kızarak cevap veriyorsunuz. Biraz da zorlayarak “İyiyim” diyorsunuz. Kendinizi biraz rahatlatmak için bir şeyler atıştırıyorsunuz ve bunu yaparken de kilo veremiyorum diye vücudunuza kızmaktan geri durmuyorsunuz. Bu kızgınlıkla hareket ederken elinizi çekmeceye sıkıştırıyorsunuz ya da ayağınızı masaya çarpıyorsunuz. Artık kaçma duygusu iyice arttı zaten kötü bir sabahtı kendinizi nereye atacağınızı bilmez bir haldesiniz ve gün bitmeyecek gibi görünmeye başladı. Etrafınıza bakıyorsunuz herkes gayet iyi görünüyor, sanki hiç sorunları yokmuş gibi. Bir tek siz böylesiniz böyle sıkışmış, böyle aç, böyle eksik…

Bu duygular bumerang misali büyüyerek gidebilir. Size uzanacak el ise “Nasılım?” sorusu. Soru mevcut sorunlarınızı çözmeyecek elbette ama ihtiyacınız olan şeyi bulmanız için yol gösterecek kadar etkili.

Senaryoyu bir de “Nasılım?” sorusunu katarak yazalım.

Sabah kalkıyorsunuz, yorgunsunuz, giydiğiniz şeyleri sevmiyorsunuz, işe geç kalıyorsunuz. İş arkadaşlarınız size nasıl olduğunuzu soruyorlar kızıp kısa ve net bir şekilde “İyiyim!” diyerek geçiştiriyorsunuz. Diyet yapmaya yeni başlamışken bir anda kendinizi bir şeyler atıştırırken buluyorsunuz. Daha da gerilip sağa sola çarpmaya, bir şeyleri yanlışlıkla devirmeye başlıyorsunuz. Sanki bir tek siz bu kadar beceriksizsiniz sanki bir tek sizin işleriniz aksi gidiyor. Sonra birden “Nasılım?” başlıklı yazı aklınıza geliyor ve gerçekten durup soruyorsunuz kendinize. “Bana ne oluyor, içimde ne oluyor, nasılım?” Kendinizle ilgilenmek iyi geliyor birden. Nasılım diye sormaya devam ediyorsunuz ve belki de tüm bu gerginliğin nedeni o an aklınıza geliveriyor. Dün gece sevgiliniz aramadı, eşiniz eve geç geldi, çocuğunuz okulda başarısız oldu..Neden her ne ise aslında buna içerlemiş olduğunuzu hissetmeye başlıyorsunuz. Devam ediyorsunuz soruya.. “Bu durumla ilgili ne hissediyorum?”

Kızdım, kırıldım, korktum, incindim…

Yavaş yavaş fark etmeye başlıyorsunuz hissettiklerinizi, fark etmek yanında güzel bir hafifliği de getiriyor belki. Yalnızlık duygunuz aralanıyor yavaş yavaş ve gerginlik de azalmaya başlıyor. İçinize dönüp yaşadığınız gerçeği görmek iyi geliyor size. Bir tek ben beceriksiz değilim diyorsunuz, bir tek benim işlerim kötü gitmiyor. Dün gece yaşadığım duygu hala devam ediyor hala onun etkisindeyim.

Bu kadar bir kendine dokunuş bile gününüzü ve sizi rahatlatabilir. Duygunuzu fark etmek, kabul etmek çözüm bulamasanız bile size neler olduğu ile ilgili bir ışık yakar içinizde.

Yeterli midir? Elbette değildir; yaşadığınız olay, duygu, bu duyguları nerelerde, hangi durumlarda ve kimlere karşı yaşadığınız, bu duygularla ne yaptığınız..Hepsi birer seans konusu olabilir ve her şey bir “Nasılım?” ile başlayabilir.

Hadi sorun kendinize bugün; “Nasılım?”. Bakalım cevaplarınız sizi yüreğinizin nerelerine götürecek..

İyi yolculuklar..


Psk.Dan. Yeliz Şen