Gündem ve Travma
Yazar :


GÜNDEM ve TRAVMA

Son günlerde ülkemizde yaşadığımız sarsıcı olaylar hem toplumsal hem de bireysel bir travma niteliği taşımaktadır. Psikolojik travma, kişilerin hayatını, güvenlik algısını ya da ruhsal dengesini tehdit eden, başa çıkma becerilerini kullanmakta zorlandığı olaylar ve durumlarda kişide meydana gelen ruhsal ve psikolojik hasarı ifade etmektedir.

Yaşadığımız olaylar, özellikle saldırıya doğrudan maruz kalan, yardım eden bireyler öncelikli olmak üzere aslında bu ülkede yaşayan herkesin güvenlik algısını zedelemektedir. Otobüste, sokakta, evinde ya da işinde hemen hemen herkes kendi yaşamı ya da herhangi bir yakınının yaşamı için endişelenmekte ve ne yapacağını bilememektedir. Bireyler her an tetikte, korku dolu, stresli bir ruh haliyle içerisinde yaşamlarına devam etmeye çalışmaktadır. Beklenmedik herhangi bir olayın olasılığı içerisinde yaşamaktadırlar.

Üst üste gelen bu travmatik olaylar ve stresli ruh hali kuşkusuz her kişide farklı biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Ancak literatürde yer alan, travma sonrasında ortaya çıkabilen bazı ortak belirtilerden söz etmek de mümkündür. Bunlardan bazıları aşağıdaki gibidir:

•Şok ve inkar
•Uyku düzeninde bozukluk
•Travma hatırlatan durumlarla ilgili süregelen korku ve endişe hali
•Kabus görme
•Travma yaratan olayla ilgili zihinde canlanan görüntüler ve sesler
•Çaresiz ve umutsuz hissetme
•Ani duygu değişimleri
•Öfke krizleri
•Günlük yaşantılara odaklanamama
•Diğer insanlardan uzaklaşma, içe dönme
•Duyguları dışa vurmada zorlanma
•Kendini suçlama ve utanç duyma

Bilimsel verilere göre söz konusu belirtiler zamanla azalarak ortadan kaybolmaktadır. Fakat yine de belirtilerin şiddetine, işlevselliği ne kadar etkilediğine ve ne kadar sürdüğüne dair takipte olmak önemlidir. Özellikle öncesinde başka travmalara maruz kalmış kişilerde, çocuk ve ergenlerde ve bedensel ve ruhsal bütünlüğe ilişkin tehditin devam ettiği durumlardaki bireyler daha çok risk altındadır.

Neler yapılabilir?
Kendinize ve çevrenize nasıl yardımcı olabilirsiniz?

•Öncelikle travma sonrasında ortaya çıkan tepkiler ; anormal bir olaya karşı normal tepkilerdir. Beklenmedik, sarsıcı bir olay karşısında beden ve zihin, bütünlüğünü korumak için böyle tepkiler vermektedir.


•Güvenli bir alan yaratın. Kişinin böyle bir durumda güvenlik algısı sarsıldığından güvende hissettiği bir yerde ve güvende hissettiği kişilerle birlikte olması ve kalması önemlidir.


•Beden ve zihin zorlansa da düzenli şekilde yemek yemek, dinlenmek, uyumak gibi günlük ihtiyaçlarınızı geçiştirmeyin. Bedeninizin güçlü olması baş edebilmeniz için büyük önem taşır.


•Böyle bir durumda kişinin sosyal desteği kabul etmesi, kişinin yalnız olmadığı duygusu destekleyici olmaktadır. Yakınlarınızdan destek istemekten çekinmeyin. Paylaşmak çoğu zaman destekleyicidir.
•Hazır olunduğunda, konuşmak ve duyguları ifade etmek başlı başına sürecin iyileştirilmesine katkı sağlamaktadır. Olaylarla ilgili konuşmak zor geliyor olabilir. Bu durumda kişiler zorlanmamalıdır. Sadece dinleyin, konuşmaya hazır olduğunda size ipuçları verecektir.

•Günlük rutine dönebilmek için çaba harcamak önemlidir. Aksi halde olumsuz yaşantı ile ilgili zihnin sürekli meşgul olur ve aynı döngünün içerisinden çıkamazsınız.

Toplumsal travmalar kişisel travmaları tetikleyebilir. Bir türlü geçmeyen, daha ağır yaşanan travma sonrası belirtiler, daha önce kapatılmış, üzeri örtülmüş kişisel travmalara işaret ediyor olabilir. Böyle durumlarda unutmayalım ki yok saymak ve zamana bırakmak travmanın ve yarattığı etkinin ortadan kalkmasına neden olmamaktadır. Bu belirtiler ısrarlı bir biçimde devam ettiğinde özellikle ardı ardına yaşanan olayların olumsuz ruh halini pekiştirmesiyle artan bu duygu karmaşasını bir uzmanla paylaşmak, çözmek için destek almak; süreci daha az zarar görerek atlatmanıza yardım eder. Söz konusu durumdan daha güçlü ve repertuarınıza yeni baş etme becerileri ekleyerek çıkmanıza yardımcı olur.

Huzur ve sağlıkla kalın…

Psk. NİHAL UYAR ÖZER