Çocuğum akran zorbalığı ile nasıl baş edecek!?
Yazar :


Çocuklar okul çağına geldikleri zaman anne babaları ile olan sosyal ilişkilerinin yerini akran ilişkileri almaya başlar. Çocukların bu yaşlarda akranları ile olumlu ilişkiler geliştirmeleri onların sosyal gelişimlerini tamamlamaları ve psikolojik sağlıklarını koruyabilmeleri açısından oldukça önem taşır. Birçok araştırma gösteriyor ki küçük yaşlarda arkadaşları tarafından sevilen ve kabul edilen çocuklar daha başarılı bireyler olarak yetişmektedirler. Çünkü arkadaşlarıyla güçlü ilişkiler kurabilmiş olan çocuklar paylaşım yapma, sağlıklı iletişim kurma ve sorunlarla baş edebilme gibi pek çok beceriyi kazanmaktadırlar.
Maalesef bunun tam tersi durumlarla da çok sık karşılaşmaktayız. Aynı yaş grubundaki çocukların ve ergenlerin, güç eşitliğinin olmadığı durumlarda, birbirlerine karşı sürekli olarak zarar verici davranışlar sergilemesi anlamına gelen akran zorbalığı; akranları tarafından fiziksel, sözel, cinsel veya sosyal olarak saldırganlığa uğrama durumlarını içerir.

Peki anne babalar çocuklarının zorbalığa maruz kaldığını nasıl anlar?

Bu durumun her çocuk için farklı görünümleri olabilmektedir. Birkaç örnek verecek olursak;
  1. Çocuğun okuldan, öğretmenlerinden, arkadaşlarından bahsetmek istememesi,
  2. Okula gitmek istememesi veya okulunu/sınıfını değiştirmek istemesi,
  3. Okul servisini kullanmak istememesi
  4. Sabahları iştahsızlık, mide bulantıları, karın ve baş ağrıları yaşaması,
  5. Eve arkadaş getirmemesi ve arkadaşlarına gitmek istememesi,
  6. Arkadaşları tarafından etkinliklere davet edilmemesi ve kendisinin de davet etmek istememesi,
  7. Korkulu rüyalar, uykuda ağlama, altını ıslatma yaşantıları,
  8. İçe kapanma, sorunlarından söz etmekten kaçınma
  9. Harçlığını sürekli kaybetmesi,
  10. Okuldan eve geldiğinde giysilerinin veya eşyalarının zarar görmüş olması,
  11. Bedeninde açıklanamayan morluklar, yaralar olması
Belirtilen maddelerden bir ya da birkaçının çocukta görülmesi ile aile, çocuğunun zorbalığa maruz kaldığından şüphelenir. Ancak bu durumun nasıl yönetileceği genellikle kafa karışıklığına yol açar. Çocuğuna başkalarının zarar verdiği düşüncesi, anne babaları çok fazla kaygılandırabilir. Çocuğunu korumak isteyen aileler aşırı kaygılı davranışlar sergileyebilmektedir. Ya da bunun tam tersi biçimde zorbalığı görmezden gelen, önemsemeyen anne babalar da vardır. Aşırı kaygılı veya görmezden gelen bir tutum, çocuğun anne babası tarafından anlaşılmadığını hissetmesine ve kendini daha çok kapatmasına sebep olabilmektedir. Çocukla kurulacak olan sağlıklı iletişim sayesinde zorbalığın üstesinden gelinebilir.

Çocuğunun zorbalığa uğradığını düşünen anne babalar neler yapmalı?
  1. Çocukla bu durumu tartışmaktan ve anlatması için baskı yapmaktan kaçınmalıdır.
  2. Çocukla açık ve sıcak bir ilişki kurarak duygularını anlatması sağlanmalıdır.
  3. Zorbalığın nerede ne şekilde gerçekleştiğini öğrenmelidir.
  4. Bir sonraki rahatsız edilmesinde bu durumu, okulda sevdiği ve güvendiği bir öğretmeniyle paylaşmasına teşvik etmelidir.
  5. Son olarak, okulu durumdan mutlaka haberdar etmeli ve çözüm için işbirliği yapmalıdırlar.

Çocuğun baş edebilmesi için önerilebilecek stratejiler;

Anne babalar çocuğun bu durumla baş edebilmesi için olumlu stratejiler geliştirmesine yardımcı olmalıdır. Çocuklarımıza vereceğimiz önerilere birkaç örnek verecek olursak;

Ona zarar verenlere “benimle uğraşma” diyerek, sakin bir şekilde oradan uzaklaşması önerilebilir.

Zarar görebileceği ortam, kişi ve durumların hangileri olduğu, çocukla sohbet edilerek öğrenilebilir. Tehdit oluşturabilecek ortamlar teker teker belirlendikten sonra, uzak kalması için alternatif davranışlar belirlenebilir. Bunlar; başka arkadaşlarının yanına gitmek veya kütüphane, kantin gibi mekanları tercih etmek olabilir.

Okulda güvende hissettiği ortamlar, kişiler ve arkadaş çevrelerinin hangileri olduğu çocuğa sorulabilir. Bu ortamlarda daha çok zaman geçirmesi önerilebilir.

Okuldaki rehber öğretmen ile randevulaşması, onu tedirgin eden durumları açıkça dile getirmesi ve yardım istemesi konusunda cesaretlendirilebilir.

Çocuğun duygularını paylaşmak ona anlaşıldığını hissettireceğinden önemli ölçüde rahatlama sağlayacaktır. Bunun akabinde anne ve baba olarak onun her zaman yanında olduğunuzu ve zarar görebileceği her şeye karşı onu korumak için hazır bulunduğunuzu açık bir şekilde dile getirmek de faydalı olacaktır.

Bir kriz durumuyla karşı karşıya kalan çocuğu, krizle baş edebileceğine dair güçlendirmek, onun içsel gücünü fark etmesine olanak sağlayacaktır. Sosyal yaşam becerileri ile ilgili kuvvetli olduğunu düşündüğünüz özellikleri konusunda çocuğunuza geribildirimler verebilirsiniz.

Yeni arkadaşlar edinmesi konusunda cesaretlendirmek de alternatif çözüm yolları arasında sayılabilir.
Çocuğun yaş dönemine uygun olan etkinliklerle, kendini ve duygularını ifade etme becerisi kazanmasına yönelik aktiviteler yapılabilir.

Anne ve babanın düşünce ve duygularını ifade etme biçimi çocuğa model olacaktır. Bu nedenle öncelikle aile içi iletişimde düşünce ve duygu ifadelerini artırmak ve bu davranışın ödüllendirilmesi yararlı olacaktır.

Ayrıca bir problemle karşılaştığımızda yapılması gereken sağlıklı davranışların neler olduğu çocukla tartışılabilir. Anne ve baba kendi yaşantıları ile ilgili örnekler verebilir. Çocuğun güçlü yönleri vurgulanarak, yetersizlik yaşadığı durumların nasıl kuvvetlenebileceği konuşulabilir.

Yaşanılan zorbalık sorunu halledilmediğinde, çocuğun psikolojisini ve ilerleyen yaşlarda kuracağı ilişkileri olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle mutkaka en kısa zamanda bir uzmandan psikolojik destek almalısınız.

Yararlanılan Kaynaklar:
Duygusal Ve Davranışsal Bozukluğu Olan Çocukların Ve Gençlerin Özellikleri – James M. Kauffmann ve Timothy J. Landrum
http://www.cakabey.k12.tr/rehberlik/bulten/rehberlikbulteni_1.pdf

Psk. Dan. Nagehan BALCI