Gençler, Büyümekten Korkmayın!
Yazar :


GENÇLER, BÜYÜMEKTEN KORKMAYIN!
“Erkek arkadaşımdan ayrılmam demek, dünyanın sonu demek.”
Yukarıda okuduğunuz satırlar; akran ilişkilerinin önem kazandığı, gencin “kimlik” duygusunu ortaya koyma çabası içerisinde olduğu ve anne-baba ile olan iletişimin zaman zaman çatışmalı bir hal aldığı ergenlik döneminde olan bir gence ait.
Ergenlikte, tam bir yetişkin olmamanıza karşın çocuk da değilsinizdir. Bu nedenle anne-babalar için bazen kocaman (!) adam olmuşsunuzdur; bazen de daha küçüksünüzdür. Bu arada kalmışlığı hem aileniz hem siz hissedebilirsiniz. Bu durumda iki taraf da ne yapacağı ve nasıl yapacağı konusunda çelişkiler yaşayabilir.
Bu durumda ailelere söylediğimiz şey “çocuklarınızı dinleyin”dir. “Öğüt verin, eleştirin ya da yargılayın” değil!
Annesinin kendisini hiç anlamadığını söyleyen bir seansımın söylediklerini aynen aktarmak istiyorum:
“Annemin her şeye karışmasından bıktım. Sürekli gelip bir şeyler soruyor ve anlatınca da başlıyor konuşmaya… “Kötü arkadaşların olursa sen de kötü olursun” diyor. “Şimdiye kadar yapmadım anne” diyorum. “ Ya yaparsan?” diyor. Sonra da “bana hiçbir şeyini anlatmıyorsun” diye söylenip duruyor.”
Anne-babalar, bu konuşmalar size de tanıdık geldiyse, durun ve bu konuşmadaki yanlışlarınızı bulun! Buradaki anne, olası kaygısı ile o kadar meşgul ki kızının ne söylediğini duymuyor bile. Benim ailelere önerim, çocuğunuzun ne söylediğine kulak verin, ne söylemek istediğine karşı duyarlı ve uyanık olun. Dinlemek sizi onun iç dünyasına ulaştırabilir ve ancak o zaman ne hissettiğini anlayabilirsiniz. Bu durum aranızda bir köprü oluşturur ve iki yetişkin olarak kurulacak yeni iletişim biçiminizin temelleri atılmış olur. Unutmayın; siz onun annesi ve babasısınız. Öğretmeni, arkadaşı ya da patronu değil. Çocuklar verdiğiniz öğütlere rağmen yanlışlar yapabilirler fakat siz her koşulda onun yanında olduğunuzu hissettirirseniz onlar da güvende olduklarını düşünürler.
Tabi böyle bir dönemde anne-babalara olduğu kadar, bu karmaşanın sahibi ergenlerin de nasıl davranacakları ve kendilerini nasıl ifade edecekleri konusunda rehberliğe ihtiyaç duydukları tartışılmaz. Ergen seanslarımızın çoğu içlerindeki karmaşa ile öylesine meşguldürler ki, kendini anne babasına anlatacak gücü ve enerjiyi bulamazlar. Çünkü ergenler “Ben varım” deme çabası içerisindeyken; aileler kendilerine muhtaç o küçücük çocuklarının büyüdüğü gerçeği ile yüzleşmek zorundadırlar. Sizin pencereniz ile anne-babanızın penceresi karşı karşıyadır artık ve siz gördüğünüz manzarayı onlara anlatmadan, onları büyüdüğünüz gerçekliğine ikna edemezsiniz.
Bu aşamada size düşen, bu süreç içerisinde korkmadan, ailelerinize kendinizi anlatmayı denemektir. Sizler büyüyorsunuz, evet. Büyümenin getirdiği pek çok konfordan da yararlanmak istiyorsunuz. Peki kaçınız bu büyümenin getirdiği sorumlulukları sahipleniyor ve kendinizi ailenize anlatmak için çabalıyorsunuz? “Büyüdüğünü söylüyor ama suyunu bile benden istiyor.” demişti bir danışanımın annesi. Kendince oğlunun büyümediğine kanıtlar arıyor ve onun kendisinden su istemesi bu kanıtı ona sağlıyordu. Bunun sonucunda danışanımın kurduğu cümleyi aynen aktarıyorum: “Benimle ilgili bir şeyleri anneme yaptırmaya devam ettiğim sürece sanırım asla büyüyemeyeceğim.” Ve tam da bunu söyledikten sonraki görüşmemizde karşımda kendine güveni artmış, ailesi ile konuşabilen, fikirlerini savunabilen genç bir adam duruyordu. Sizler de görevlerinizi anne babanızın sizin yerinize yapmasına izin vermeyin. Vermeyin ki rahata alışmış küçük çocukluktan(!) çabucak sıyrılabilesiniz.
Anne babanızdan pek çok şey öğrendiniz. Şimdi kendi yaşam deneyimlerinizi repertuarınıza katıyorsunuz. Yolunuza devam ederken anne-babalarınızı da yanınıza almayı unutmayın. Kendi deneyimlerinizi onlarla paylaşın ki, sizler de onların büyüme sürecine dahil olun. Anne-babanızla ne hissettiğiniz hakkında konuşmayı ve onlara kendinizi anlatmayı tekrar tekrar deneyin. Bu iletişim denemeleriniz hayal kırıklığı, bıkkınlık ve çaresizlik duyguları ile sonuçlanabilir. Zaman zaman ailenizle karşı karşıya gelebilirsiniz. Bu vazgeçmek için iyi bir neden gibi görünebilir ama çoğu zaman kendini anlatmaya ve paylaşmaya devam etmek, kabul edilmeyi beraberinde getirir. Önemli olan ne kadar daha ayağa kalkıp “BEN VARIM” direnişine devam ettiğinizdir.
Psikolog Nihal Uyar


“Annem beni anlamıyor.”

“Babam büyüdüğümü kabul etmiyor.”