“Okullar Açıldı, Çocuğum çok değişti!” diyorsanız, okuyun…


Okullar açıldı… Değişen eğitim sistemi ile 66 ayı dolduran bütün miniklerimiz okullu oldu. 60-66 ay aralığındaki miniklerimizin eğitime başlayıp başlamayacaklarına ise velileri karar verdi. Her değişiklikte yaşanan karmaşa ve uyum problemleri kapıda! Öğrencilerin daha erken dönemli okula başlamasıyla birlikte okul korkusu, bazı alışkanlıkların kazandırılmasında güçlükler ve aşırı hareketlilik veya çekingenlik gibi problemlerde artış gözleniyor.
Çocuğun yaşadığı bu sıkıntılar bazı zamanlar anne-babanın aşırı korumacı, tehditkâr ya da bağımlı davranış biçimlerinden, bazen de öğretmenlerin dikkatsizlikleri ya da akran grubunun kimi tutumlarından kaynaklanabilmektedir.
Okullar açıldı açılalı bu konularda danışmanlık hizmeti almak isteyen aile sayısında artış gözleniyor. Aileler çocuklarının okula gitmek istemediğinden, çocuklarının okul başladı başlayalı garip(!) bir şekilde hastalandığından yakınarak, bu konu hakkında bilgilendirilmek istediklerini dile getiriyorlar. Bu aşamada öncelikle ailenin çocukla ilgili tutumunu belirlemeye çalışıyoruz. “Çocukla iletişimleri nasıl?”; “Okul yaşantısı ile ilgili çocukla herhangi bir paylaşımda bulunmuşlar mı?” gibi soruların cevaplarını öğreniyoruz. Okula ilişkin belirsizlik ve bilgisizlik beraberinde çocukta okula ilişkin endişeye neden olabilmektedir. Pek çok aile daha bu aşamada eksiklerin farkına varıp, iletişimini yeniden inşa etmeye başlıyor. Sonraki aşamada ailenin çocuğa ilişkin genel tutumlarına bakıyoruz. Burada sorulan genel sorular “Çocuğun ev içerisinde ve yakın çevredeki davranışlarında aile ve yakın çevre nasıl tepkiler veriyor?“ ;“Verilen tepkiler çocuğun gelişimine ve konuya uygun mu?”. Bu soruların cevabını aldıktan sonra, varsa çocukta problem yaratan davranışlar belirlenir ve aile ile birlikte alternatif davranışlar tartışılır, davranış değiştirilir. Ailenin yarattığı değişim çocukla geçirilen seanslarda pekiştirilir ve gereken düzenlemeler çocuğun ihtiyaçları göz önüne alınarak tekrar tekrar belirlenir. Dolayısıyla bu değişimlerin çocuğun okul sorunları ve davranış tutumlarında farklılık yaratması beklenir.
Tüm bunlar kolay gibi görünse de, çocuk ve aile açısından sabır ve tutarlılık isteyen bir süreci kapsar. Çocuğun ve ailenin yıllar içerisinde oturmuş davranış kalıplarının birdenbire değişmesini beklemek çok da akılıca değildir. Bu nedenle ailelerin kendi değişen tutumlarını karşılıklı olarak desteklemesi ve karşılaştığı sorunları uzmanla paylaşması önemlidir. Aksi taktirde çocukla ilgili yaşanan olumsuz herhangi bir tepki tekrar başa dönmeyi ve peşinden de ailenin tükenmişlik yaşayarak vazgeçmesini beraberinde getirir.
Yukarıda bahsedilen sorunlardan herhangi biriyle ilgili sıkıntı yaşıyorsanız ve tek başınıza çözmekte zorlanıyorsanız, mutlaka bir uzmana başvurun. Çocuklarınızın gelişimi ve değişimi üzerindeki etkinizin farkında olarak, onun ihtiyaç ve yeteneklerinin farkına vararak değişim sağlayabilirsiniz. Fakat bunun öncesinde çocukla ilgili yaşanan problemlerin her birinin nedeninin anlaşılması gerekmektedir. Bu nedenlerin anlaşılması ile çocuk aile, uzman ve gerektiğinde okul işbirliği sağlanarak çocuğun da güvende hissedeceği bir ortam oluşturulur. Ve sabırla inşa edilen yeni ilişkilerle söz konusu sorunlar ortadan kalkar.

Psikolog Nihal UYAR