Neler Oluyor 1. Sınıf Çocuklarımıza?


Bu sene okula başlama yaşının 60-66 aya indirildiğini biliyoruz. Gerek yapılan değişiklik öncesi gerekse dönem başında konu hem basında, hem de aileler asında konu gündemini korudu. Bu yeni sisteme dair eleştiri ve kaygılar iyiden iyiye hararetlenmeye başlamıştı ki dönem başladı. Kimileri bu dönemdeki çocukların fiziksel, zihinsel gelişimlerinin okula başlama açısından uygun olup olmadığını sorarken; kimileri de okulların ve öğretmenlerin bu yaş grubu için hazır olup olmadığı ile ilgili endişelerini dile getirdi.
Tüm bu konuşmalar geride kaldı ve şimdi çocuklar neredeyse bir dönemi geride bırakacaklar. Peki bu bekleme ve uyum sürecinde neler oldu? Çocuklar okula başlamadan önce dile getirilenler ya da yazılanlar malum ama bu dönemin çocukları nasıl etkilediği hakkında bir açıklama ya da her hangi bir değerlendirme yapılmadı.
Şimdi bu yazıyı yazmamın asıl nedene gelelim. Son birkaç aydır 1. Sınıfa yeni başlamış, yukarıda sözüne ettiğim yaş grubunun “okul içi sorunlarla” ilgili olarak danışmanlık hizmetine başvuru oranında ciddi bir biçimde artış söz konusu. Ya öğretmenler çocukların uyumsuz davranışları nedeniyle ailelerin destek alması için aileleri yönlendiriyor. Ya da aileler çocukların birden bire ortaya çıkan davranışları nedeniyle çocukları için randevu alıyorlar. Peki ne oldu dersiniz çocuklarımıza?
Söz konusu yaş grubu, hem akademik hem de sosyal bir ortamda kendisini “kurallı” bir biçimde ifade etmek zorunda kaldı. Öncesinde ailelerinde sınır konulmuş çocuklar bile bu aşamada oldukça zorlandılar. Bilindiği üzere; bu yaş grubu çocuklar kendilerini ifade ederken oyunlardan yararlanmakta, sözsüz iletişim yöntemlerini daha çok kullanmaktadırlar. Okul öncesi eğitimlerde eğitim, oyun ve çocuğun kendini daha rahat ortaya koyacağı çeşitli etkinliklerle birlikte yürürken; ilk okul daha çok akademik becerilere yoğunlaşan, kurallı bir eğitim-öğretim ortamını içermektedir. Dolayısıyla bu yaş grubu çocuklarımız kendi gelişimleri ile kendilerinden beklenen arasında dengeyi sağlamakta zorlanmış olabilirler. Okulda karşılaştıkları bir sorunu arkadaşıyla, öğretmeniyle ya da ailesiyle halletmek yerine, çeşitli davranış problemleriyle kendilerini ortaya koyma çabasına girmiş olabilirler. Bu durum; kimi zaman bir diğer arkadaşları arasında problem çıkarmak, kimi zaman tuvalet eğitiminde gerileme, kimi zaman ise aile bireylerinin ifade ettiği “ huy değişikliği” nitelemeleri ile fark edilebilir.
Sizin de bu yaş grubu çocuğunuzda bu tip davranış değişiklikleri var ise öncelikle bunun mutlaka bir nedeni olabileceğini aklınızda tutun. Çocuğunuz kendini tepkisel davranışları, oyunları ya da şakaları ile anlatmayı deniyor olabilir. Öğretmenler ve aileler bu aşamada çocuğu “ sorunlu” olarak etiketlemek yerine, bu sorunun kaynağını araştırmayı denemelidirler. Aksi halde etiketlenen ve buna uygun muamele gören çocukların özgüven, uyum sorunları ve akran ilişkilerinde problemlerle karşı karşıya kaldıklarını söyleyebilirim.
Çocukta meydana gelen değişimi erken fark eden ve bu doğrultuda yardım alan ailelerin ve çocukların şanslı olduğunu söyleyebilirim. Seans ortamının çocuğun kendisini özgürce ifade etmesini sağlayan güvenli ortamı ve uzmanın aile ve öğretmenlere verdiği destekle çocuklar bu süreci kolaylıkla atlatıp, okul yaşantısına başarılı şekilde uyum sağlayabilmektedirler.
Psikolog NİHAL UYAR
www.algipsikodrama.com